|
Hayatımızı birtakım kartlar taşıyarak ve bazı
şifreleri hatırlamaya çalışarak mı geçireceğiz? Bu sorunun
cevabı, farkında olmasak da, kendimizde saklıdır. İnsan
kendine ihsan edilen bazı anatomik özellikler vesilesiyle
diğer insanlardan kolaylıkla ayırt edilebilir. Parmak izi,
yüzün ısı fotoğrafı, ses, iris ve retina bu ayırt edici
özelliklerden birkaçıdır. İnsanoğlu gelecekte, birtakım
kartları taşımak, ferdî tanıma numaralarını ve bazı
şifreleri hafızasında tutmak zorunda kalmayacaktır.
Günümüzde bu ayırt edici özellikler kullanılarak çeşitli 'biyometrik
sistemler' geliştirilmektedir. Bir insanı diğer insanlardan
ayırt etmede kullanılan biyometri sistemleri, aşağıdaki
anatomik ve fizyolojik hususiyetleri içine almaktadır.
İris vasıtasıyla tanıma
İris, gözbebeğini çevreleyen dokunun renkli
kısmıdır. Her bir iriste; taç, kriptler-kemerler, lifler,
benekler-lekeler, çukurlar, ışınsal çizgiler ve hafif
çizgiler gibi ayırt edici özellikler mevcuttur. Yapılan
araştırmalar, bir kişiye ait irisin, bir başka kişinin
irisine benzemediğini göstermiştir. Yaygın olarak test
edilmemiş olsa bile, irisin güvenilir bir biyometri olduğu
düşünülmektedir. Ayrıca bu tekniğin kullanımı kolaydır. Bu
tekniğin uygulanmasında gözlükler, görüntüyü eğebileceği
için, tam güvenilirlik açısından işlem sırasında
kullanılmamalıdır. Koyu renkli gözlerin tanımlanması zordur,
bu tip gözlerin tanımlanmasında iyi bir ışıklandırma
gerekir. Bazı hastalıklar, irisin bu özelliğini bozar. Bu
işlemin uygulanmasında pahalı bir kameraya ihtiyaç duyulması
da maliyeti artırmaktadır.
Retina ile tanıma
Retina, insanoğluna bahşedilmiş ölçüm vasıtası olarak
kullanılabilecek eşsiz mikro-anatomik özelliklerden biridir.
Bazı araştırmacılar; retinanın, irise göre daha üstün bir
biyometrik özelliğe sahip olduğu kanaatindedirler. Ferdî
tanıma sistemlerinde kullanılan retina tarama sistemi, bir
lâzerin gözün arkasına ısıtılması ve böylelikle retinanın
damar desenlerinin ölçülmesi esasına göre çalışır. Retina
oldukça güvenilir bir biyometridir. Çünkü, gözle görülmez ve
kolayca taklit edilemez. Ayrıca, yaşlanma ve hastalık
dışında yıpranmaz. Bununla beraber iris biyometrisi gibi tam
olarak test edilmiş bir sistem değildir. Ayrıca lâzer
kullanılmasından dolayı, sağlık açısından potansiyel riskler
taşır, maliyeti yüksektir.
Geçmişte Darwin'in gözün mükemmelliği karşısında hayrete
düşmesi ve teorisinin bu husustaki acizliğini söylemesi gibi
bugün de birçok araştırmacı, iris ve retinanın ayırıcı
özelliklerindeki bu harikalıklar karşısında hayrettedir.
Yüzün biyometrik
özellikleri
Her insana (tek yumurta ikizleri
hariç), farklı bir yüz yapısı verilmiştir. Yüz tarama ve
tanımlama sistemleriyle, yüzün karakteristikleri (diğer
yüzlerden ayırt edici vasıfları) ve yüzdeki diğer organlarla
münasebetleri ölçülür. Bu özellikler kullanılarak yapılan
tespitler, genellikle sunî zeka gibi çalışmaları da içine
alan kompleks işlemlerdir.
Yüz bilgisini elde etmek için, standart video ve termal
görüntüleme teknolojileri kullanılmaktadır. Video kamera ile
yüzün birtakım görüntüleri alınır. Yüzün fotoğrafı
çekildikten sonra, ayırt edici bilgi noktaları haritalanır.
Meselâ, gözlerin, burnun ve ağzın birbirleriyle olan konumu
belirlenir ve bir bilgi deseni hazırlanır. Termal
görüntüleme kamerası vasıtasıyla, yüzün altındaki kan
akışının oluşturduğu ısı analiz edilir. Meydana getirilen
desene göre de belirleyici bir kod oluşturulur. Termal
görüntüleme kameraları, iyi aydınlatma şartına bağlı
değildir, bundan dolayı karanlık ortamlarda da kullanılma
avantajına sahiptir.
Yüz tarama için hızlı ve güvenilir kameralar mevcuttur.
Termal görüntü; plâstik cerrahi gibi yüzde yapılan
değişikliklerden etkilenmez.
Fakat yüzün pozisyonu ve yönü, doğru karar verilmesini
zorlaştırır. Ancak yüz deseni ile tanımlamanın doğruluk
derecesi, taklit edilebilme riski en düşük olanıdır.
Ses biyometrisi
Ses biyometrisi, sesin zaman içindeki spektrumunun ve
frekansındaki değişikliklerin belirlenmesiyle ortaya çıkmış,
kişiyi tanımlamada kullanılan bir sistemdir. Ses tanımlama,
şablon olarak kaydedilmiş bir sesle, algılayıcı tarafından
elde edilmiş sesin eşleştirilmesi üzerine kurulu bir
sistemdir. Sesle ferdi tanıma sisteminde, eğer kişiden
önceden kaydedilmiş belirli bir ifadeyi söylemesi istenirse,
doğruluk artmaktadır. Ses taramanın kullanıcılara verdiği
herhangi bir rahatsızlık söz konusu değildir. Ancak, bu
ölçümün doğruluğu henüz retina ve iris biyometrilerinin
doğruluğuna ulaşamamıştır ve davranışlara dayalı bir
biyometri olduğu için, oldukça çok çeşitliliğe sahiptir.
Sesin hacmi, hızı ve kalitesindeki değişimler, tanımlamayı
güçleştirir. Meselâ heyecan, korku ve üşüme durumlarında
olduğu gibi. Günümüz teknolojilerinde, kaydedilmiş bir ses
ile, ses tanımlama araçlarını kandırmak da mümkündür. Bundan
dolayı bu tekniğin uygulanması zordur.
Parmak izi
Parmak izi, parmak ucu derisinde, göz ile görülebilen
çıkıntıların meydana getirdiği şekillerdir. Dış deriye ait
bu çıkıntılara, papilla veya hat denir. Parmaklarımızı
dikkatlice incelersek, parmak izlerinin, birçok hattın
farklı biçimlerde bir araya getirilmesiyle yapıldığını
görürüz.
Tek yumurta ikizleri de dahil olmak üzere herkes, eşsiz
parmak izlerine sahiptir. Bir başka deyişle, insanların
kimlikleri parmak uçlarında kodlanır. Bu kodlama sistemi,
günümüzde kullanılan barkod sistemine benzetilebilir.
Derin kesik ve yaralar olmadığı sürece, parmak izlerindeki
bu hatlar, insan hayatı boyunca değişmez. Parmak izlerinin
bu değişmez ve herkes için farklı özellikleri (tek yumurta
ikizlerinde bile bu farklılık mevcuttur), onları kimlik
tespiti konusunda çok kullanılan bir özellik haline
getirmiştir. Yaratıcı, parmak izlerine o kadar fazla eşsiz
bilgiyi derc etmiştir ki, doğru tanımlama için parmak izinin
küçük bir parçası bile yeterli olmaktadır.
Parmak izlerinin ferdi tanıma gayesiyle kullanılması fikri,
1890´lı yıllarda, Hindistan´da görev yapan İngiliz polis
şefi Sir Edward Henry tarafından ortaya atılmıştır. Bu
teknik günümüzde en yaygın kullanılan biyometridir.
Parmak izleri, tanımlama doğruluğu konusunda güçlü bir
şablon sağlamak için yeterince karmaşıktır. Daha sağlıklı
bir güvenlik isteniyorsa, birden çok parmağın izi
kullanılabilir. Çünkü her parmağın izi farklı yaratılmıştır.
Parmak izinin taranması, hızlıdır ve kişilere herhangi bir
rahatsızlık vermez. Parmak izi tarayıcıları, kolaylıkla
küçültülebilir ve düşük maliyetle çok sayıda üretilebilir.
Bugün bazı ülkelerde sadece sol ve sağ işaret parmakları
bile yeterli görülmektedir. Bununla beraber bazı insanların
parmak izlerinin görüntülenmesi güçtür. Yeni teknolojilerle,
parmak izlerinin görüntü olarak değil, kodlanarak saklanması
da tercih edilebilmektedir.
Bilim ilerledikçe, biyometrik olarak kullanılabilecek insana
has hususiyetler daha da artacaktır. Bu sebeple insan
biyometrisi; çağın gerisinde kalmak istemeyen toplumların,
araştırma ve geliştirme çalışmalarında ihmal etmemeleri
gereken bir çalışma sahasıdır.
|